24 Kasım 2017 Cuma

Ağrı nasıl Ölçülür?

Ağrıyı vücut sıcaklığını ölçerken olduğu gibi bir derece ile veya tansiyon ölçerken olduğu gibi bir aletle ölçme şansımız yok. Yani hep dendiği gibi, “Ağrıyı sadece çeken bilir!”. Hastaya şöyle bir soru sorarak, ağrısı için sayısal bir değer öğrenebiliriz tabii ki: “Hiç ağrınız olmayan bir duruma sıfır desek, dayanılmaz ağrıya ya da hayatınızda çektiğiniz en korkunç ağrıya ise yüz desek, şu anki ağrınız sıfır ile yüz arasındaki hangi rakama karşılık geliyor?”.
Yani ağrısı olanın yüzünden, halinden çektiği acıyı anlayabiliriz, ya da ağrısını yüzde olarak söylemesini isteyebiliriz; bu şekilde de ancak hastanın ağrısını daha önceki ağrılarıyla karşılaştırabiliriz, başkalarının ağrılarıyla değil. Bunun için ise elimizde bir takım formlar var.
Bunlar yıllardır kullanılmakta olan, geçerliliği uluslararası bilim dünyasında kabul edilmiş ve de Türkçeye uyarlanmış olan formlardır. Ağrının hastanın yaşam kalitesini ne denli düşürdüğünü, hastanın psikolojik durumunu ne denli etkilediğini anlamamızı ve en önemlisi bunu başka hastalarla kıyaslamamızı sağlarlar.

20 Kasım 2017 Pazartesi

İstirahat ama Nasıl?

Uzun yıllar boyunca tepe tepe kullanıp yıprattığımız vücudumuzun da aynı ruhumuz gibi tatile ihtiyacı var. Bazen frene basmak, biraz dinlenmeye çekilmek gerekebilir. Bel ve boyun ağrılarının önemli bir kısmı dinlenerek, kendiliğinden kısa sürede geçer. Yani birkaç gün yatmak veya yine birkaç gün için bele takılan örme bir korse veya yumuşak bir boyunluk bile bu ağrıların tedavisi için yeterli.

Tabii yatmak derken sağlıklı bir yatakta yatmayı kastediyoruz, tahta üzerine veya yere serilmiş bir battaniyenin üstünde değil; aileden kalmış bir yün yatakta da değil, çok eskimemiş bir hazır yatak üzerinde. Kanepede veya koltukta yatmak hiç değil; dizlerin altına bir yastık yerleştirilmiş durumda iken sırt üstü veya bacakların arasına bir yastık yerleştirilmiş durumda iken yan yatarak dinlenmek.

16 Kasım 2017 Perşembe

Ağrı Kesici Kullanmak ne Kadar Doğru?

Ağrı bizi uyarmasa birçok hastalık çok daha kötü hale gelebilir. Ağrı genellikle hafif ve kısa tekrarlarla ilgimizi çekmeye çalışır ama biz idare ederiz, yani bu uyarıyı dikkate almayız. Vücudumuz tabii ki bu arada boş durmaz, alarmın sesini giderek yükseltir; yani ağrıyı artırır. Ağrı elbette herkes için dayanması zor bir durum. Modern tıbbın sağladığı en büyük yararlardan biri herhalde ağrıyı kesmek konusunda gösterdiği başarı...
Ancak ağrı kesmenin, bir alarmı kapatmakla eşdeğer olduğunu hiç unutmamak gerekir. Ağrı kesiciler ağrınızı dindirdiğinde, ağrıya yol açan hastalığın da geçtiğini sanmayın. Yani alarmı susturmak tehlikeyi ortadan kaldırmaz.

Ağrının nedenine yönelik tedavi yapılamıyorsa, tabii ki sadece ağrıyı dindirmeye yönelik olarak da tedavi yapılabilir. Kimi zaman başka hiç bir çaremiz kalmamışsa, ağrıyı beyinden kesebiliyoruz; yani ağrı devam ediyor ama tabiri caizse biz ağrıyı algılamıyoruz, yani bir bakıma aldırmıyoruz.

13 Kasım 2017 Pazartesi


Mekanik Bel Ağrısı ne Demek?

Bel ve boyun ağrısı nedenleri arasında genç ve orta yaşlarda % 90-95 oranında mekanik nedenler,  yani evde-işte veya spor yaparken hatalı vücut kullanımı ile zorlanma birinci sırada yer alır. Ters bir hareket sırasında ayak bileğinizi nasıl burkabiliyorsanız, benzer bir zedelenmeyi belinizde de yapmanız mümkün. Mekanik bel ağrısı derken; yapısal bir zarar oluşmadan, yani herhangi bir kalıcı hastalık tablosu oluşmadan ortaya çıkan ağrıları kastediyoruz. Bunlar basit yatak istirahati ile geçebilen ağrılar. Yani birkaç gün yatmak veya yine birkaç gün için bele takılan örme bir korse bile bu ağrıların tedavisi için yeterli...
Tabii yatmak derken sağlıklı bir yatakta yatmayı kastediyoruz, tahta üstünde veya yerde değil; çok eskimemiş bir hazır yatak üzerinde. Kanepede veya koltukta değil; dizlerin altına bir yastık yerleştirilmiş durumda iken sırt üstü veya bacakların arasına bir yastık yerleştirilmiş durumda iken yan yatarak dinlenmek.

Ancak bu ağrıların tekrarlamasını ciddiye almak gerekir. Yani birkaç gün istirahatle geçen ağrılarınız tekrar tekrar oluyorsa, özellikle de ağrının şiddeti artar veya aradaki ağrısız süre azalırsa mutlaka bir doktora başvurmak gerekir.

6 Kasım 2017 Pazartesi

Spina Bifida nedir?

Spina bifida, yarık omurga anlamına gelir ve halk arasında belde açıklık, bel açılması adını da alır. Bu tablo, doğumsal omurga anomalilerinden biridir. Genellikle kemiklerin üstü normal bir cilt ile örtülüdür, yani dışarıdan görülmez; ancak bu kemiklerde bir açıklık varsa, söz konusu durum ancak muayene sırasında veya radyolojik incelemeler sonucunda ortaya çıkar. Bu ayrık omurga tipine doktorlar “spina bifida okkülta” adını verirler.
Kuyruk sokumu, bel, sırt veya boyun bölgesinde, hatta kafanın arkasında saç bitim bölgesinde; bir renk değişikliği, leke veya ben gibi bir şişlik, aşırı kıllı bir bölge ya da sadece kılların sıralanmasının düzensizleştiği bir alan olması gibi görüntülerin tümü alttaki bir kemik açıklığına işaret ediyor olabilir. Böyle bir durum tespit edildiğinde hastanın deneyimli bir beyin cerrahı tarafından detaylı olarak incelenmesi gerekir. Çünkü bu duruma eşlik eden çok daha ciddi bir takım anomaliler de olabilir.

Nadiren de kemiklerdeki açıklığın üzeri normal bir deri ile örtülü değildir ve hatta daha doğum sırasında açıktır. Bu tipine ise doktorlar “spina bifida aperta” adını verirler. Böyle bir durum tespit edildiğinde hastanın acilen deneyimli bir beyin cerrahı tarafından ameliyat edilmesi gerekir.